Sağlık-Der Konya

Amok koşucusu

Serkan Yorgancılar

Amok koşucusu

Amok Koşucusunun ilginç bir hikayesi var. Malezyalılarda görülen bir tür sarhoşluk. Hatta çılgınlık hali, biraz daha ilerisi kudurma hali. Öldürücü, anlamsız bir saplantı. Nedeni tam olarak bilinmese de o bölgenin tropikal ikliminin sonucu olarak insanın sinirlerinin paramparça olması.

Amok Koşucusunu ilk kez Stefan Zweig’in aynı adı taşıyan kısa öyküsünde duymuştum. Son derece mistik bir anlam taşıyor gibi göründü öncesinde.

Koşan biri çoğu zaman bizim geleneğimizde olumlu bir çağrışıma sahiptir. Öyle ya, hayat bizim için bir koşudur. Zorlu, dönemeçli, inişli çıkışlı bir koşu. Koşunun bir başlangıcı ve bir de sonu var. Herkes tamamlayamaz koşuyu, yolda yorulanlar olur, duranlar olur, dönenler olur.  

Bizimle birlikte bir de rakipler vardır her koşuda. Aslında yanımızda rakipler olduğu zaman bunun adı koşu değil yarış oluyor.

Amok Koşucusunun ilginç bir hikayesi var. Malezyalılarda görülen bir tür sarhoşluk. Hatta çılgınlık hali, biraz daha ilerisi kudurma hali. Öldürücü, anlamsız bir saplantı. Nedeni tam olarak bilinmese de o bölgenin tropikal ikliminin sonucu olarak insanın sinirlerinin paramparça olması.

Amok koşucusu sıradan, sakin ve son derece uyumlu bir insanken birden bire oturduğu yerden kalkar, ayağa fırlar, hançeri kapar ve caddede koşmaya başlar. Dümdüz koşar, ama her zaman dümdüzdür bu koşma. Sağa sola sapmadan, önüne çıkan engellere aldırmadan düz bir koşu. Onu durdurmak için önüne insanlar çıkarsa Kris denilen Malezyalılara özgü yılan şeklindeki hançerle onları öldürür.

Malezyalılar  Amok Koşucusunu hiçbir gücün durduramayacağını bildikleri için böyle bir kişi kendilerine yaklaştığında “Amok Koşucusu” diye bağırarak insanları uyarırlar. Ve herkes kaçar.

Ama Amok koşar,  hiçbir şey duymaz, hiçbir şey görmez, koşar, önüne çıkanı devirir. Ta ki ya biri onu silahla vuruncaya ya da kendisi ağzından köpükler saça saça düşüp ölünceye kadar.

Kimilerin hayat koşusu tam da Amok Koşucusununkine benzer. Amaç yok, hedef yok, beklenti yok, ümit etmek yok, aşk yok, kavga yok, kaygı yok, paylaşmak yok, yarın yok..

Kapitalizm hepimizi birer Amok Koşucusu yapmaya çalışıyor. Hepimiz bulunduğumuz çağın zor şartları içerisinde, kimimiz yanlızlıktan, kimimiz yabancılıktan, kimimiz yoksulluktan, kimimiz yoksunluktan, kimimiz anlamsızlıktan ve amaçsızlıktan bir anda, hiç beklenmedik bir zamanda, sabahın şafağında, öğlenin sıcağında, gecenin zifiri karanlığında, köyümüzde tarlada, kentlerde masa başında ayağa fırlayarak dümdüz koşmaya başlıyoruz.

Para kazanma hırsı hepimizi birer Amok koşucusuna çeviriyor. Tek kutsal hedef daha çok kazanmak. Daha çok kazanmanın dini-ahlaki temellerini de kurgulayveriyor Amok koşucuları.

Bürokrasi bizi,  önüne çıkan herkesi ve her şeyi kris denilen yılan şeklindeki hançerle öldürmek için gözü kara birer katiller sürüsü haline dönüştürüyor. Her makam, her koltuk Amoklaşan bürokratlar için sıradanlaşıyor. Kimse onların yükselme ve yücelme hırslarını durduramıyor.

Eğitim sistemi hepimizi Amoklaştırıyor. Her şey bir yarış sistemi şeklinde kurgulanmış. Okula başladığınız anda delicesine koşmaya başlıyorsunuz ama bu koşu eğitim hayatınızın bitmesiyle bitmiyor.

 

Kaynak:http://www.mahsusat.com/makale/serkan-yorgancilar-amok-kosucusu/17002

Araştırmacı&Yazar Serkan Yorgancılar'ın izni ile yayınlanmıştır.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
DİĞER YAZILARI Tüm Yazıları

Başkanımız

Foto Galeri

  • Arakanlı Kardeşlerimize Merhem Olurmusun
  • 3. Dünya Müslüman Toplulukları Kongresi & Fuar 2018
  • Sağlık Yönetimi Kongresi 2018
  • Eğitime Destek

Videolar

  • Sağlık Yönetimi Sempozyumu
  • Bana Çanakkaleyi Anlat
  • Millet Bir Ve Beraber.
  • Not Defteri Programı 2

Facebook'ta Derneğimiz

Twitter'da Derneğimiz

Dernek Scripti: Medya İnternet