Sağlık-Der Konya

15 TEMMUZ YENİ TÜRKİYENİN KAPISINI SONUNA KADAR ARALADI?

Eyüp Al

15 TEMMUZ YENİ TÜRKİYENİN KAPISINI SONUNA KADAR ARALADI?

28 Şubat darbesini yaşamadan önce sadece ondan bundan sudan bahaneler vs. ile ilgilenip geçerdi günlerimiz. Oturduğumuz mekanlar. Gençliğimizin efsunlu atmosferinin muhteşem dekoru... Bursanın yeşil ve sadece huzurlu mekanlarında saklandığımız Erenler, Tophane, Hüdavendigar, ... O mekanlarda muhabbetlerine heyecanla kulak kabarttığımız dostlar, arkadaşlar ve saireler... Çoğu, belki o zaman benim şu anki halimden daha gençti. Duman altı olmuş odalarda duvarlara sırtlarımızı verir, hiçte çok olmayan paralarımızı harcadığımız cigaralarımızı yakar, çoğu zaman daha ilk defa duyduğumuz, öğrendiğimiz cümleleri kurardık. Çekinerek, taşralı mahcubiyetimizi gizleyip ortak olurduk memleket meselelerine ve diğer muhabbete..

28 Şubat süreci, gençliğimin o en güzel günlerinde bomba gibi düştü ülkeme. Kafamda sevda ateşi ile yanan her şey, yerini endişeli ciddiyete bıraktı. Etrafımdaki herkes gibi ben de bir yıl daha yaşlandığımı hissettim o günlerde. Yaşları benden büyük hanımefendilerin, beylerin sesleri kısıldı. Daha az görür oldum onları topluca oturulup sohbet edilen mekanlarda….  Ama hayat, olağan bir biçimde olmasa da inatla akmaya devam etti.

 

Şubat’ın travmasını yıllarca bir uğursuzluk gibi taşıdık ve hatta yaşadık. Başımıza vurulan postmodern çekiçle biz sessizce dağıldık. Çoğu anılarımızı bile birbirimizden sakladık.  Ailelerimizin yaşadığı birçok acıyı sadece içimizde ağlamaklı bir hüzünle yaşadık, Başörtüsünden dolayı işinden atılan abla ve ağabeylerimiz için unutulmaz bir acı duyarken, birilerinin bu kutlu direniş karşısında Açın başörtülerinizi ve işlerinize gidin, Başörtüsü fütuhattandır diyen Hocalarına lanet bile okuduk içimizden yıllarca ama hiç unutmadık yaptıkları alçaklığı bir yere de yazdık… Ve Erbakan “Hoca neden masaya yumruğunu vurmadı”, “Neden bizi sokağa dökmedi” diye hayıflandık durduk. Çoğumuz fikir tartışmalarını bıraktı. Aşık olmaktan vazgeçtik çoğumuz.   

 

Yirmisekiz Şubat darbesi kalbimizde, zihnimizde onulmaz yaralar bıraktı gençliğimizin baharında. Büyümeyi o zaman öğrenmeye başladık. Ama biz babalarımız ve analarımız gibi yalnızca  darbelerin tarihini dinleyerek ve tanıklık ederek yaşamadık. Dizleri üstüne çöktürülmüş şanlı halkımın ve şanlı ülkemin yavaş yavaş yeniden doğruluşuna da şahitlik ettik. Bazen rehavet, bazen neşe, bazen onur duyarak, bazen endişe kırıntılarıyla geldik 15 Temmuz’a. 15 Temmuz gecesi, benim gibi 28 Şubat’ın travmasını üzerinde neredeyse yirmi yıldır unutmayan bu utancı taşıyanların hesaplaşma günüydü. “Bin yıl sürecek” tehdidinden sonra  içimizde bastırdığımız delikanlılığı patlatma günüydü o gün. Olamazdı Bu sefer olmayacaktı. Kendimizi ufak bir tereddütten sonra o gün bu gündür diyerek tereddütsüz şekilde sokağa atarken demokrasiyi yıllarca dinleyerek geldiğimiz son nokta da gerçekten shaip çıkma ve yaşatma günüydü, çocuklarımız için… aslında hesaplaşmak istediğimiz şey sadece vatan hainlerinin millete çevirdiği namlular, milletin hakimiyetine kast eden Alamut kökü dışarıda yaprağı içerde Alamut beslemesi itler değildi. Biz 15 Temmuz’da bizden neşemizi, ailelerimizin yüzünden gülümsemeyi çalan, iş bulmada muhafazakarlıktan kaynaklanan mağduriyetimizi, Anadoluluğumuzun yüzümüze nakşettiği yanaklarımızdaki yanık buğdaysı tenlerimizi dahi sürekli aşağılayan şeylerle de hesaplaştık. Bizim yirmi yıllık acımızla arasında sessizce ortaya çıkan yeni ve genç nesil ise kendisinin ayağına gelen bu şansı sonuna kadar doğru kullanarak bu ilk darbe heyecanına doğru tepki koyarak, neşesini hainlere teslim etmeyerek bize hiç kapatamayacağımız bir fark attı.

Şimdi bu neslin hainlerle hesaplaşmasına şahit olacağız. Ben de kendimce, ‘Hayatı bize çay ısmarlamak ve derinlemesine düşüncelerimizi artırmak için geçmiş bazı kardeş ve arkadaşlarımın intikamı için bir yol aramanın düşüncesiyle geçireceğim zamanımı. Yeniden iyi yazı yazmaya başlamayı, bu intikamın ilk adımı olarak düşünebilirim..

Şimdi dostlarımın arasındayım ve yazmaya başladığımız dergimizin yeni Türkiye için muhteşem hizmetlerine tam hazırlıklı olma zamanıdır… Haydi Bismillah !

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
DİĞER YAZILARI Tüm Yazıları

Başkanımız

Foto Galeri

  • Arakanlı Kardeşlerimize Merhem Olurmusun
  • 3. Dünya Müslüman Toplulukları Kongresi & Fuar 2018
  • Sağlık Yönetimi Kongresi 2018
  • Eğitime Destek

Videolar

  • Sağlık Yönetimi Sempozyumu
  • Bana Çanakkaleyi Anlat
  • Millet Bir Ve Beraber.
  • Not Defteri Programı 2

Facebook'ta Derneğimiz

Twitter'da Derneğimiz

Dernek Scripti: Medya İnternet