Sağlık-Der Konya

YARASI OLAN GOCUNSUN.!

Eyüp Al

YARASI OLAN GOCUNSUN.!

 

 

       Kültürümüzde hemen hemen herkesin diline pelesenk olmuş çok güzel bir atasözümüz var, birçok kişi çoğu zaman kullanır bu atasözümüzü tamamı ise şöyle “Al kaşağıyı gir ahıra, yarası olan gocunur”, ya da Anadolu’ nun birçok yerinde kullanılmasına karşın, kullanımında yöresel bazı deyiş farklılıkları da var, mesela; “Yarası olan gocunsun”, gibi. Gelelim biz burada asıl dersimize şayet bir insan kendisinin yaptığı bir işin ortaya çıkması sonucunda ortaya çıkan durumun kendisinin yapmış olduğu bazı iş ve eylemlerin, kötü durumunun ortaya çıkmasından endişe duyuyorsa, bazen ağzı köpürür, bazen de o iş ortaya çıkmasın diye elinden gelen her türlü aşağılığı, bayağılığı yaparak onu kapatmaya, hatta birilerine iftira ederek, bakış açısını birileri üzerine kaydırmaya çalışır, buna da kültürümüzde “şebeğe bak…” tarzında konuyu saptırma diyebiliriz. Başka bir ifadeyle, “Ortaya çıkan bir problemin sorumluları aranırken kusurlu olan kimse, kusuru, açığı ortaya çıkacak diye telâşa düşer, alınır, rahatsız olur”. Atasözümüzün Türk Dil Kurumu(TDK) tarafından yapılmış tam açıklaması da bu. İngilizceye de bizden şu ifade şeklinde geçmiş,  "if the shoe fits wear it" veya “if the hat fits wear it” şeklinde.

       Gelelim hikayemize; Bir zamanlar Anadolu da bir toplumsal kuruluş varmış, bu toplum kuruluşu birçok vatan hainini içinde barındırırmış. Bu vatan hainleri de gri alan içerisinde yer alarak kendilerini koroya uydurup gizlerlermiş, ancak, bu koro içinde bir yandan bilgi alış-veriş faaliyetleri yapar, bir yandan da asıl üyesi olduğu İsmailiye tekkesine hem adam devşirir hem de bilgi sağlarmış. Bu zat/zatlar koro içinde kendisini açık etmemek için etliye sütlüye karışmaz ve kendi halinde menfaat/çıkar birlikteliği olan bu sivil toplum örgütüne gelir gidermiş; gelip gidermiş ama, aslında bu şahıs bölgenin ve o topluluğun da arka planda gizli lideriymiş, o grup içindekiler de bir imam gibi saygı gösterir ona bağlılıklarında ihtimam gösterirlermiş, bu şahıs yüksek rütbeli ağabeyleri tarafından o grubun içine emri vaki edilerek sokulmuş, ittirilmiş/kaktırılmış vs. ne derseniz deyin anladınız siz onu. Fakat bir gün gelmiş o zatla teşrik-i mesai edenler başlamışlar daha daha yüksek rütbelere erişmeye, taaa dersaadete bile giden olmuş, boyu bacağından kısa da olsa böyük böyük adamlar olmuşlar. Destek tabiki arka plandan bugün buna argoda emişmek vs. diyorlar güncel olarak, ama ben arkalamak demekle yetineceğim. Her neyse böyük adamlar böyük yerlere gitmişler gitmesine de giderken de yolda kalmamak için, beraberlerinde bu gizli liderlerini de yanlarında götürmüşler payitahta, götürdükleri yerlerde yanlarındaki şahsın defektlerini gidermek için eşrafa öyle bir vasfetmişler ki, adam geldiği yere döndüğünde daha büyümüş, rahatlamış ve aku-pak olmuş bir önder edasında dönmüş.

       Günler günleri kovalamış bu zat gün gelmiş payitahtın lideri tarafından tard edilmiş tard edilme nedeni de vatanına ihanet sebebi imiş, açık olmuş artık, adam etiyle buduyla vatana ihanette bir şehrin devlet içindeki en baş ihanetçisi, İsmailiye tarzı yapının da önderi, fakat diğer yasal toplumsal örgütünde yönetici kademesinde imiş. Hatta bu yasal, topluma yararlı bilinen kuruluşun içinde onlara öğüt salık veren nasihatlerde bulunan gizli liderleri,  hem de devletin içinde, devlet adamı gibi, devletin içinde fakat, devletin kendi can damarına kast edecek kadar da fena ve fani biri olduğu ortaya çıkmış. Bu gizli lideri merkeze götürüp aklayanlar, onu yere göğe sığdıramayanlar sus pus olmuşlar, ama bir türlü de bunu etraflarına açıklayamamışlar. Ne yapsınlar açıklasalar kendilerini de açık edecekler, onlarda düşünmüş taşınmış, bunu üstümüzden atmanın bir yolu’ da hedef saptırmak birilerine çamur atmak, diye karar kılmışlar, kendi halinde kalenderleri gözlerine kestirmişler. Toplumun gözü önünde kendince bir şeyler yapan, vatanını milletini gözeten milli ve yerli olan masumları hedef almışlar. Kendileri güçlü yaa, ne derseler etrafındakiler de onları temiz zannedip inanırmış, kim bilir belki de ellerindeki güçten korkup onlara inanır gibi görünürmüş. Bu güruh, akl-ı evvel olduklarını hesaba katmadan plan yapmışlar. En iyi savunma saldırıdır babından, başlamışlar kendi rezil teranelerini ört-bas etmek için ona buna çamur atıp, balçık bulaştırma hevesine. Ancaak, balçık dönmüş dolaşmış kendilerini bulmuş. Ehh etme bulma dünyası bu, Ayıklama derdiyle oraya buraya saldırır dururlarmış, çırpındıkça da batarlarmış, Pandoranın kutusu açılmış bir kere, kapanacak gibi de görünmüyormuş, "Alçak yer yiğidi hor gösterir derler" yaa, horlamışlar yiğitleri. Nasıl mı? onu da gelecek köşe yazımız da anlatalım.

Konuyu atasözünden açmışken, güzel bir atasözü ile de bitirelim.

" Hacı hacı olmaz gitmekle Mekke'ye, dede dede olmaz gitmekle tekkeye"

Selam ve Dua ile Allaha Emanet olunuz.

 

                                                                                               Eyüp AL

                                                                         Sağlık-Der   Konya  Şube Başkan Yard.

 

 

 

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
DİĞER YAZILARI Tüm Yazıları

Başkanımız

Foto Galeri

  • Arakanlı Kardeşlerimize Merhem Olurmusun
  • 3. Dünya Müslüman Toplulukları Kongresi & Fuar 2018
  • Sağlık Yönetimi Kongresi 2018
  • Eğitime Destek

Videolar

  • Sağlık Yönetimi Sempozyumu
  • Bana Çanakkaleyi Anlat
  • Millet Bir Ve Beraber.
  • Not Defteri Programı 2

Facebook'ta Derneğimiz

Twitter'da Derneğimiz

Dernek Scripti: Medya İnternet